Bizimkiler

12 Aralık 2012

Yastıkaltı Yatırıma Enteresan İletişim

Teknoloji aldı başını yürüdü. Neredeyse tüm alışkanlıklar değişirken yastıkaltı yatırım da tarih olma noktasında. Yastıkaltı yatırım konusunda yıllardır çalışan işin kahramanları yastıklar da sonunda halka seslenmeye karar verdiler.

Onların bakış açısından yastıkaltı birikimin zorluklarını, zahmetlerini dinledikçe stres yönetimindeki yeteneklerini takdir edecek, birikim güvencesiyle ilgili kaygılarına siz de hak vereceksiniz. Yastıkların bile `Yeter artık` dediği yastıkaltı yatırıma güvenli ve kazançlı bir alternatif olarak, neyse ki Garanti hep hizmetinizde.

Yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak amacıyla fiziki altınları mevduat olarak alan Garanti, 98 şubesiyle “Altın Salısı” hizmeti veriyor. Takı ve altınların değeri, altın eksperleri tarafından hesaplanıp Altın Hesabı’na yatırılıyor. Böylece altın birikimleri çalınma korkusu olmadan garantiye alınıyor.

NET Hesap ise farklı birikim hedefi olan müşterilere vade sonunda elde edilecek net kazancı ilk günden bildiriyor. Birbirinden farklı 4 hesap sayesinde müşteriler hem biriktirme alışkanlığı kazanıyor hem de vade sonundaki getirisini hesap açılışında garantiliyor.

Garanti'nin birikim ihtiyaçlarınız için en uygun çözüm önerileriyle ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz, yorumlar #yastıkaltıyatırım hashtag'inde .

Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Ekim 2012

AYAĞINIZ ALIŞSIN ABLA...

Bu çocuk gibiyim yahu cidden:) Her halta gülesim geliyo herr akşam okey oynuyoruz bir şeysine kazanıyoruz da niholay... Okul bile kendine alışamamış durumda zaten  bi gidiyoruz 3 gün gitmiyoruz hoca gelmez bilmem ne olaz falan bi ayağımız alışamadı... Bi rusça her zamanki gibi asla ve asla aksamıyor şaka gibi..

Ev arkadaşım yenilendi genşllerrr! Fotoğraflayalım hemmen madem kii.
Bu bir yarısı diğer yarısını da koyarız zamanı gelince:) Adı da Çağla heaa iyi bulduk birbirimizi bu kez... Yemekler poğaçalar börekler gırla yehha severizhamurişini.com ..

TANTITONI DEN ALDIĞIM KEK KALIPLARI VE BEN

ÇAĞLA NIN JENGA İLE SINAVI

BENİM SINAVIM...

KEKİN İLK AŞAMASI

KEKLER FIRINA GİRMEDEN...

BÖREK İN SON HALİ..
Besimiz yerinde kurbana çok sağlam hazırlanıyoruz gençler aklınızda bulunsun her gün yağlanıyoruz;) Geçenlerde 8D filme gittim bu arada YKM Konak ta. Tavsiye ediyorum şiddetle 5 dk sürse de on numaraydı çok eğlendim stres mtres kalmadı. Eski Foça dan bildirdim bu kez... Öpücüklerimi yolluyorum sevenlere özleyenlere kendilerinize iyi bakınız efenim.

7 Eylül 2012

GENÇLER ÖZLEDİNİZ Mİ BENİ??

Heyy ben geldim sahalara geri döndüm pek gezdim pek çalıştım kendi paramı kazandım ben heheeey!  3 ayı nasıl tükettim kim bilir hiç anlamadım ki...
1 hazirandan beri bodrum türkbükündeyim, ilk zamanlar mesai saatlerim süperdi sabah 10 akşam 7.. 7den sonra gölköye bi kaptırırsın doooğru denize.. saat 8de lojmandan servis kalkıyordu gölköye doğru ya okul arkadaşım hiltonun hk (house-keeping) sı birbenle ya da kasiyer tayfasıyla gidiyorduk çoğunlukla. izin günlerimde tek tabanca takılmak zorunda kalıyodum ya onu geçiyorum 10 saat şezlongda yattıgımı biliyorum niholaayy=)
1 ay geçmiş iş hayatımda geldi mi sana doğum günüm.. Enaaam ne mutlu gündü beh... Kasiyerciklerim bana sürpriz hazırlamış herkeşleri de çağırmışlar ofise, ben de gelir merkezinden ayrılmıştım aradılar hemen ofise gel olaganustu toplantı ayakları. Biz de yedik koşturaraktan 5 kat çıktım. Ofisin katında arkadaşı gördüm diyor ki beni işten çıkarttılar adam stajyer dedim noluyor genç?? neyse gel dedi ofiste bi sigara içelim konuşalım eh iyi gidelim. gittik ofise girdiğimdeki yüz halim şekil A-1 de:
ŞEKİL A-1
Sonrasında doğum günü dilekleri gelmeye başladı çok duygusaldı beeh...  Resimde gülmekten yarılan parmagıyla da beni işaret eden arkadaş Emre, hemen arkamdaki o zamanlar kasiyerlikte çömez olan Samet, stajyer arkadaş Osman da onun yanında görülüyor...
SOLDAN SAĞA: KADİR, SEDA, SEÇİL, ERDEM BEY, ARİF, OSMAN, HANSEL, SAMET.
MUHASEBE EKİBİMİZ VE KASİYERLER...







BURDA Bİ KOPMUŞUM AMA HAYIRLISI:)

















Evet günler böyle geçti eğlendik be baya bi... 


BİLDİĞİN SIKILMIŞIM KAFAMA PORTAKAL KOYARIM DERSEM KOYARIM

BEACH CLUB GÜNLERİM DE İYİYDİ... DANS EDEREK ÇALIŞMAK, FROZENLER MILKSHAKELERLE BESLENMEK..
AÇTIĞIM ÇEKLERDEN BİRİDİR RESİMDEKİ ADIM DA YAZIYOR KOLTUKLARIM KABARDI.
BABA PARASI DEĞİL ALIN TERİYLE ALINDI HAHAY
ASKER DOLAPLARIMIZ VARDI AMA MUTLUYDUK BİZ.

Süperdi ya iyi ki dedim gitmişim. Veda yemeklerimiz içmeklerimiz var son olarak.
BEN FOTOGRAFI CEKEN MASUM KÖYLÜ... ATILGAN GİBİ DAVRANIRSAN FOTODA OLMAZSIN ÇOCUGUM AFERİN HEHEY İYİ ÇEKERİM:)

TURGAY BEY- BEN... YORUM YAPMAYAYIM;)


GECENİN KÖR BUÇUĞU KAHVELER İÇİLİYOR LOJMANDA, BİLAKİS YARIN MESAİ VAR, TURGAY BEYİN GÖZLÜKLERİYLE ARTİSTLİK  PEŞİNDEYİM.

SAÇIMI BÖYLE ATTIRINCA DAHA Bİ HOŞ ÇIKIYO MUYUM DENEMESİ...

SOLDAN SAĞA: SAMET- SEÇİL, CANSU-ERDEM BEY, SADULLAH-BİRBEN, GÖKHAN-BAHAR, BEN-TURGAY BEY
MMM... LEMAN KÜLTÜR BODRUM ŞUBESİ WAFFLE'I... İYİYDİ İYİ











BİR SONRAKİ GÖRÜŞMEYE KADAR HERKES KENDİNE İYİ BAKIYOR UZUN ZAMAN SONRA YAZABİLDİM İNŞALLAH BENİ UNUTANLAR OLMAMIŞTIR  GEÇERLİ SEBEPLERİM VARDI BENİM :p

SAĞLICAKLA....









25 Haziran 2012

KAŞ İLE GÖZ ARASI...

Başlığın amacı zamanın çok hızlı akışın dokundurmadır.. Özledim bee valla da billa da  özledim. Hem blogumu, bloggerları, seviyeli konuşmaları, söz sanatlarını, eğitimli insanlarla bir şeyler paylaşmayı, nokta, virgül kullanmayı özledim.
Rahatım yerinde kasiyerlik kıyak iş ama barlardaki insanlar, çalışanlar komiler, barmenler, garsonlar, şefler bin beter ediyor insanı. Sıcak tepemde hop hop hopluyor zaten, deniz seviyesinin altındaki insanların yanında deniz kenarında denize hasret kalıyorum. Enteresan şahsiyetlerin üzerimde hakimiyet kurma çabaları falan var, hissediyorum.. Yerler mi uleeeyn sen kimsin diyeceğim ah şu stajım bir bite de size diyeceğim bir iki sözüm var. Evli şeflerin eşleriyle konuşacağım alıp karşıma diyeceğim ki bunu boşa kızım bak al aklını başına bu sektör kötü sen kolla....
Ne ise yahu... Beach Club' tayım 10 gün kadar oldu. Günlük kullanım kartları satıyoruz günübirlik gelenlere. Çok karışıyor işler bu günlük kartlar sayesinde de bir şekilde toparlıyoruz sanırım:) Geçenlerde Tuğçe Kazaz  gelmiş locaya da göremedim yahu kızı bir... Ayrılamadım ki iki dakika:)
Sabah shiftine geçtim bu arada, insan gibi yaşıyorum ya 6 bucukta işim bitti mi doooğru denize arkadaş. Keyfime değmeyin neydi  öyle o gece 2 lerde gelmeler falan moron gibiydik:)
Geçen postumda bahsettim mi bilmiyorum ama bir kaç hafta önce Seda ve Erdoğanla Gölköy' e kahvaltıya gitmiştik. Erdal Özyağcılar' la fotoğraf çekildik. Adam bir parça kaprisli geldi bana ama bir hoşnutsuzluk bir begenmeme halleri havada uçuyordu. Bakın bu da fotoğrafımız:)
Yorumsuz bırakıyorsunuz ya hayal kırıklığı olmuyor değil yani:) Ne ise her birinizi ayrı ayrı kucakladım sağlıcakla kalın:)

14 Haziran 2012

BODRUM BODRUM

Naber? Hava nasıl sıcak Bodrum' da klimasız bir hayat düşünülemez yahu. Bu hafta sabah 9 aksam 6 çalışıyorum. Dün arkadaşlarla denize gittik 8den sonra off çılgındı amaa. Gölköy diye bir yer var otele yakın oraya gidiyoruz 5 dakika yaa denize iskeleler kurmuşlar hoştu iyiydi güzeldi.
Haziran 16 da büyük bir grup gelecek otele 6 gün kalacak ama herkesin dilinde yahu bir tırsmadım değil yani. Allahıım sağ çıkabilecek miyiz.? Hadi biz muhasebedeyiz de bir nebze daha iyi her şey. F & B (food&beverage) de çalışanlara tüm izinler ibdaaal psikolojisini yerleştirmişler adamlar perişan olmaya endekslendiler. Geçenlerde de 3 günlük bi grup gelmişti bayağı bi hırpalanmıştık. Bu günlerde İspanyollar var otelde her şey free adamlara import bir kaç içki bile!! Yiyorlar içiyorlarmış. Bugün galaları var Mustafa Sandal gelecek bakalım  bu gece tüm sandallar bizimle olsun diye bir espri yapayım mı? Hmm peki tamam geri aldım.
Bir kaç gün önce zaten kredi kartıyla ödeme yaptılar, günsonu raporu almayı unutmuşum sabah kendimi muhasebede buldum:D Hey yarebbiiym!!
E haydi bir kaç fotoğraf da koyayım da belki özlenmişimdir =)
Denize girdik hehey sezon açılsınn!

Ece, Çağla D. , Çağla B.(ben)

2 Çağla kahvaltı masasında

3 Haziran 2012

ÇAĞLA MESAİYE BAŞLAR, İŞKOLİK OLASI GELİR

     Merhabalarrr:) Nasılsınız görüşmeyeli blogdaşlarım? Benim keyfim yerinde, şu an lojmanda ranzanın 1. katında oturuyorum hatta sırtım nereye dayanıyor haydi bir tahmin?? Prefabrik müstakil 6 kişilik odamızın duvarına.. Hhahayt evet durum bu. Ama okuldan 6 kız arkadaşımla aynı odadayız, tanıdık bildik simalar kötü giden bir şey yok ( dilimi ısırdım).
Onu bunu geç de ben mesailere başladım biliyor musuuun? 4 te mesaiye başlıyorum kaçta çıkacağım allah kerim gibi bir şey.. Dün mesela 4e geliyordu sabaha karşı lojmana geldiğimde ama yorgunluk bedende sadece.. Mesai arkadaşlarım şeker gibi insanlar... Erdem şefim de öyle. anlatmaya başlayayım mı o zaman? e peeyki başlasın.
31 mayıs perşembe günü bodruma indik. otele geldik. Mesai arkadaşlarımla tanıştım ettim, bir parça bilgi aldım,  üniforma denemeleri için terzide bir uzun zaman harcadık derken saat oldu mu sana ?! geldik lojmana oda ayarladık , uyuduk:)
1 haziran 2012; çoooook yoğundu ilk mesaim:) 450 kişilik Samsung markasının grubu giriş yaptı otele. Lobby bardaydım kasiyer olarak. MICROS adında makineler kullanıyoruz. Adisyonları kayda geçirip resmileştiriyoruz bu şekilde. Şu anda biraz karmaşık görünüyor, ama öğretmekten yılmayan mesai arkadaşlarım sağ olsun kapıcam ben bu işi:) İlk gün Seda hanım ile çalıştık. Gece 3e doğru işi tamamladık. Erdem şef bizi eve bırakacaktı arabasıyla. Golf arabalarına benzeyen beyaz arabalar vardı, misafirleri villalara taşımak amaçlı kullanılan. Onlara binip erdem beyin arabasına yollandık. Arabaya bindik de hatta. Ama yol alamadık:) çünküü benzin bitti:) aradiik seküritiyi:) geldi aldı biri o golf arabalarıyla lojmana kadar gittik komediyiz ha:D
2 haziran 2012 ; Bugün Kadir beyle çalıştık. Pool13 ve Cafecentralda çalıştık. İkisi de boştu yahuu. Ama Kadir beyin öğretiş stilini de beğendim. Farklı bir anlatış tarzı vardı. Pozitif bir iş arkadaşıydı.Otelde Ebru Gündeş konseri olduğu için bütün barlar boştu. Pool13te otel sahibi İskender beyin masası ve animasyoncuların masası hariç kimse yoktu. Öyle olunca 12 gibi bizim işler bitti. Gün sonu işlemlerini de halledip lojmana döndük. Birer çay içtik kadir bey, ilknur hanımla birlikte.
Gençler, orta yaşlılar ( yaşlı yok, yaşlı yokk!) haber vereyim dedim  bir kaç yeni bilgi öğrendim.
Peçeteliklerin, şekerliklerin falan koyulduğu dolaplara Servant deniyormuş ( aaa çok enteresan), ayrıca daa adisyon fişlerine KAPTANORDER,  kaptanorderları misafire imzalatmak üzere önce SÜMEN lerin içine koyup sonra misafir masasına götürüyorlar. Sümen de defter kapağı gibi ama içi yokmuş gibi. off anladınız mı ya ben anlatamadım ki. Neyse hadi çok anlayışlı görünüyorsunuz bugün.
Güzel uyuyun e mi ? İnternet bağlantısına bir zeval gelmediği sürece yazıciğim. Kocaman sarılıyorum hepinizeee:)
**pool13 neden 13? çünkü deniz seviyesinden 13 m. yükseklikte.

29 Mayıs 2012

CUMA'YA GİTTİM, GELİCEM. :)

   
 Saygıyla selamlarım efenim... Eveet zaman geldi be yarın gidiyorum Bodrum'a. Oradan da girebilecek miyim giremeyecek miyim bu konu hakkında henüz bir fikrim yok fakat bilgisayarım yanımda olacak tabii ki.          Kafamda çok enteresan 3 konu var taslaklarıma kaydettim de yazamadım yahu... Onlar içimde ukte kalmasın tek dileğim bu tanrım! Ne ise.. 
    Geçenlerde aradım Hilton'u, ben perşembe günü orada olacağım lojmanda oda için haberiniz olsun diye... Otogara inince söyle seni oradan aldıralım dediler, allahım nasıl bir gururum okşandı ama anlatamam koltuklarım arşa değdi öyle bir şey:). 
    Oda arkadaşımı ben seçemeyecekmişim ama eh hadi dedik olsun yahu yeni dostluklar, yeni hayatlara dokunuruz biz de... Bodrumu da Foça gibi düşünerek şampuanımı bile götürmeyi planlıyorum. Marka kısıtlaması vardı Foça'da çünkü:) Head & Shoulders marka şampuan kullanıyorum iyi ki bir de enteresan bir marka kullansam hiç bulamayacağım. O kadar kötü bi durumayım yani hahayt şaka şakka:)
    Yine kendi kendime eğlendim bilgisayarın başında. Böyle fevriii fevri yazı yazmayı da özlememişim desem yalan olur ha. Böyle de iyiydi aslında. Bundan sonra daha bilgilendirici eğlenceli bilgileri paylaşacağıma dair söz vermiştim bu ne böyle insanlar benim hayatımı okumak zorunda mı yahu aaa. Kızdım falan kendime.     Planlar güzel ya işe başlayınca boş vakitlerimde yine birlikteyiz. 
    Ama bi' şey diyeyim mi şimdi sana (bak nasıl da samimi bir çocuk oldum.) Beni kimse özlemezse diye büyük br kaygım var inşallah özlersiniz. Ben mi?? Ben özlerim gibi duruyor ama yorum gelmeyince insan bi kötü oluyor, bi  yalnız hissediyor, bi garip ruh haline giriyor. Bakın oralarda bi başıma olacağım zaten bir de siz vurmayın a blogdaşlarım, a okurlarım, canlarım, cananlarım...
    Küçüklerimin yanacıklarından, büyüklerimin ellerinden öpüp ayrılıyorum.( şş ayrılıyorum dediysem o kadar da değil arada bir girip bakarsınız be, bakarsınız demi, bak paylaşırım bir şey kaçırırsanız yoksa benden söylemesi..)
    Sağlıcakla kalın bak burnum çok akmaya başladı gider ayak grip olacakmışcasınayım şu sıralar:) Dikkat edile yağmurlara ve de yalancı güneşe. 
   En kısa zamanda görüşiciğizz:):)






25 Mayıs 2012

ARABA MARKALARI,AMBLEMLERİ, HİKAYELERİ


İlham aldığım harika bir hoca tarafından verilen on numara bir araştırma ödevi... Logonun, bir markanın akılda kalıcılığını ne derece arttırdığını göstermek için vermiş olsa gerek. Ama baktım buldum bir şeyler ve bir kaçı da ilgimi çekti paylaşayım dedim.
Bayern Motor Werken(Bayern Motor Sanayi) fabrikasının baş harflerinden oluşuyor. Amblemdeki mavi-beyaz renk Almanya'nın Bavyera eyaletinin renkleri imiş. 1929' dan bu yana uçak ve uçak motoru üreten BMW, ambleminde de lastik içinde dönen pervane figürünü kullanmış.
İtalyan kontes, 1923 yılında kurucu Enzo Ferrari'ye bir at maskot hediye ediyor ve amblemdeki at buradan geliyor.  Amblemdeki ana renkler sarı ve kırmızı ise firma sahibinin yaşadığı şehri (MODENA) temsil ediyormuş.
Hyundai, Güney Koreli otomobil üreticisi ve çelik sanayicisidir. Hyundai, Kore dilinde şimdiki zaman anlamına gelir.

Eski amblemi Renault'a çok benzediği için açılan davayı kaybeden Mazda' nın yeni amblemi kanatlarını açmış bir kartal olarak kabul edilmiştir.

Şekil, tasarımcının sevgilisini temsil ediyor. Şeklin asıl adı Spirit of Ecstasy (yeniliğin ruhu), şekle halk dilinde Emily diye anılmaktadır. 
Amblem klasik ve durgun şekliyle geleceği simgeliyormuş.

İsveç'in çeliğini simgeleyen bir daire ve oktan oluşuyor. Amblemin yaratıcısı, demir silahlarla donatılmış savaş tanrısı Merih'i simgelediği bu figürde aynı zamanda markanın sağlamlığını da vurgulamış.

Carl BENZ, yaptığı arabaya bir isim bulamayınca tek kızının adını koyar. Mercedes BENZ. Amblemdeki yıldız figürü hırsızlar tarafından en çok rağbet gören  araba aksesuarıymış:) Bu figür markanın kara, hava ve sudaki gücünü tanımlıyor. Dünyada en çok çalınan figürmüş.


Kurucusu Adam OPEL'den gelir. Önceleri dikiş makineleri üreterek başlamış. Amblemde tekerlek içinde şimşek vardır. Tekerlek güveni, şimşek ise hızı simgeler.

Asıl işi testere ve testere levhaları üretmekmiş. Bir aslan gibi güçlü sloganıyla satılıyorlarmış. Daha sonra Fransızlar ürettikleri Peugeot arabalarda da bu amblemi kullanmaya devam etmişler.

Amblemdeki siyah at Almanya'nın Stuttgart  şehrinin armasındanmış. Geyik boynuzu ile kırmızı- siyah çizgiler ise Almanya'nın Württenberg köyünün flamasından imiş.   

İspanyol'un (spanish) S si ilham vermiş. 90lı yılların başlarında VW ile birleşmesiyle  ispanyol araba yapımcısı VW, amblemin üstüne prestij, ilericilik ve dinamikliği simgeleyen büyük S harfini yerleştirmiş.
Altı Japon araba üreticisinin birleşmesiyle oluşmuş. Oval içindeki altı yıldız bu birleşen firmaları temsil ediyor.

Japon firmanın kurucusu Kirchiro Toyoda üçlü elips kombinasyonu ile markanın amblemini oluşturmuş. Elipsler marka ile müşteri arasındaki sıcaklığı, ekip ruhunu ve modernizasyonu temsil ediyor.

Amblem Porsche mühendisi tarafından bulunmuş. 1948' den beri markanın iki harfi Almanya' nın Wolfsburg şehrini şereflendiriyormuş.
Dört yüzük, araba birliği için bir araya gelip ittifak kuran dört firmayı simgeliyor.  Markanın eski  yöneticilerinden olan August Horch, kendi ismini vermek yerine Latince' deki karşılığı olan Audi' yi isim kabul etti.
Kurucusu Henry Ford' un ismidir. Süslü harflerle yazılan Ford, nostaljik bir zamanı anımsatıyor.

7 Mayıs 2012

VER BANA DÜŞLERİMİ

Fazla romantik, fazla romantik ama pek hoş bir şarkıymış bu be. İlk okulun müzik grubunun konserinde duymuştum. Sanki daha önceden biliyormuşum gibi hissettim. Dudaklarım kıpırdıyordu ama bilmiyordum. Uzun zaman  geçti üzerinden ve ancak buldum o şarkıyı gençler. Dinledim, kendimden geçtim, sınav stresini 5 dakikalığına bir kenara bıraktım da dinledim. Paylaşasım geldi. Çok boş bir paylaşım oluyor böyle video falan paylaşınca ammaa kendime neden engel olayım hı? Zorunda mıyım geyiğini yapacağım. Boş olduğunu takmak zorunda mıyım??? :) İyi dinlemeler:) Haydi Yaşar Kurt çal dostum.


5 Mayıs 2012

VALS ARAŞTIRMASI (DEĞER VE YAŞAM BİÇİMİ SİSTEMİ)

Kendisi pazarlama dersi ödevim olur. Çok da ilgimi çekti paylaşmak istedim. Bu araştırma tüketici davranışlarını etkileyen bir faktör olarak yaşam tarzlarını araştırmayı hedeflemiş. İlk olarak Amerikalı halkı yaşam tarzlarına göre bölümlendirme amacıyla yapılmış ve sonuçta 9 tip Amerikan yaşam tarzı saptanmış.3 tip temel olarak alınmış.

1- İhtiyaç duyan tüketiciler (yaşayanlar, umutlular.)
2- Dıştan yönlendirilmiş tüketiciler (muhafazakarlar, yarışçılar, başarılılar.)
3. İçten yönlendirilmiş tüketiciler ( ben, benim diyenler, tecrübeliler, sosyal bilinçli tüketiciler.)

Yaşam tarzı tipleri dikkate alınmadan üretilen ürünlerin başarı şansı oldukça düşük olacağından, üreticiler ve pazarlamacılar, yaşam tarzı tiplerini dikkate alarak uygun strateji geliştirmek durumundadırlar.
Yaşam tarzı, bireylerin zaman, para ve enerjilerini harcama modelindeki önemli bir faktördür. Bireylerin yaşam tarzları sahip oldukları değerlerden, demografik özelliklerinden, geçmiş deneyimlerinden, kişiliklerinden ve güdülerinden etkilenmektedir. Bu nedenle aynı kültürde doğmuş, büyümüş olan bireylerin yaşam tarzları aynı olmayacaktır.
Yaşam tarzı, bireyin satın alma davranışını da etkiler. Bireyin nereden, ne tip ürünler satın alacağı, ne zaman kiminle alışveriş yapacağı hakkındaki kararlarını yaşam tarzı faktörü önemli ölçüde etkiler.
Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye' de Çağdaşlar ve Geçiştekiler olmak üzere başlıca iki temel yaşam tarzı sınıfı olduğu görülmüştür. Çağdaşlar sınıfında "Yeni Avrupalılar, Yol Açanlar, Arayanlar" olmak üzere iç tip yaşam tarzı bulunmaktadır. Geçiştekiler sınıfında ise "Çabalayanlar, Sadeler, Sadıklar" bulunur.
Kadının çalışma hayatına atılmasıyla yaşam tarzı tercihleri ve tüketim davranışları da değişime uğramıştır. Kadınlar artık zamandan tasarruf sağlayan mikrodalga fırın, çay- kahve makineleri, halı yıkama makineleri gibi eşyaları kullanmayı tercih etmektedirler.
Türkiye' de kadın yaşam tarzlarının ortaya konulması için Çukurova Üniversitesinde okuyan farklı bölümlerde okuyan kız öğrencilerle bir araştırma yapılmıştır. Beş değişik yaşam tarzı tipi saptanmıştır.

1-Bakımlı Kadın
2-Mutfaktaki Kadın
3-Entelektüel Kadın
4-Günü Yaşayan Kadın
5-Geleneksel Kadın

Tüketicilerin yaşam tarzını anlamak, hedef pazarla örtüşen etkin reklam ve tutundurma faaliyetlerinin yaratılmasında büyük fayda sağlar.

Kozmetik endüstrisinde parfüm üreticiler, kadın tüketicileri, tercih ettikleri ürünlere göre Genç ve Bağımsızlar, Romantikler, Ev Hanımları, Çalışan Anneler, Lüks ve Maceralı Yaşamı Sevenler olmak üzere beş farklı gruba ayırmışlardır.

Gıda sektöründe yapılan yaşam tarzı analizi ise dört farklı yaşam tarzı tipi keşfetmiştir.

1-Hedonistler : İyi yaşamayı, pahalı olmayan, lezzetli gıdaları sevenler.
2-İstemeyenler :Suni maddelerden kaçınmak için lezzetli gıdalardan ödün verenler.
3-Kilolarına Dikkat Edenler : Şeker, kolesterol ve tuzdan kaçınırlar.
4-Ilımlılar : Tüm gıda kategorileri arasında dengeli tüketim gerçekleştirenler.

İlaç sektöründe yapılan yaşam tarzı tipi analizinin bulguları ise şöyle:

1-Realistler : Kaderci davranmayan, doktor tavsiyesine ihtiyaç duymamakla birlikte, uygun ve etkili ürünü kullanmak isteyen grup.
2-Otorite Bağımlılıları : Kesinlikle doktor, eczacı ve reçete yönlendirmesiyle hareket eden, asla tavsiye ile ilaç kullanmayan grup.
3-Şüpheciler: Sağlık konusunda kısıtlı bilgiye sahip olan, zaten şüpheyle yaklaştıkları ilaca, en son çare olarak başvuran grup.
4-Hastalık Hastası Olanlar: Hissettikleri ilk hastalık belirtisiyle hemen ilaca sarılan, genellikle uzman tavsiyesine ihtiyaç duymayan grup.

Çok hoşuma gitti cidden hak verdim bu yaşam tiplerini ve hemen kendimi bir gruplara soktum:)
Bu arada geçenlerde de İzmir' de 5.0 şiddetinde deprem oldu duymuşsunuzdur haberlerde. Nasıl tırstım nasıl tırstım anlatamam. Ki ben 99 depremini hissetmeyen insan... Sonrasında da bir kaç gün merkez üssü Foça olan depremler oldu küçük küçük. Arkadaşlar görev dağılımı yaptık. Sen TV. yi kapatacaksın, sen ocakları kapatacaksın, sen telefonları alacaksın hemen çıkacağız. Bak bak bak... :) Haydi sağlıcakla...
*özgünlüğünü yitirmiş bir kişi kendinden nasıl bahsedebilir ki..

29 Nisan 2012

GÜNÜM GÜNÜMDEN GÜZEL GEÇSİN=)

Yataktan sağ taraftan kalkın hemen bir müzik açın veya on numara bir khvaltı yapın. Ha bir de erken kalkın. Pazar günleri öğleden sonra kalkarsanız güneşin tadı kaçar, bulutlara merhaba dersiniz çünkü.
Ders çalışın derrss... Evet 2 hafta sonra finallerim başlıyor ve muhasebe ile rusça dersimi yükseltmem gerekiyor. Bu yüzden başladım dostlar çalışmaya. Ve bir dersi de bitirmiş bulunmaktayım. Kaç dersim var? Altı. E kaldı mı sana 5?.. Olur olur zamanla. Efenim bu karikatürü seviyorum, kendini kandırıyor adam:) Özellikle karikatür 3'e ayrılmış 2. parçasındaki o gözlerin duruşuna hastayım. Bir hass... havası var. Ama bu günlerde resmin 1. parçası beni anlatıyor. Çabalama. 2 ve 3'e ulaşmak istemiyorum bu final haftamda:) Bilakis okulumda yaz okulu yok. Kaldın mı çok fena şeyler  oluyor insanın okumayı bırakası geliyor. Nitekim ben şimdi VALS ne demekmiş neyin kısaltmasıymış onu bir araştırayım. İyi, zinde günler olsun:)

27 Nisan 2012

Yeni Bir Yaşama Başlamanın En İyi Yolları Hürriyet Emlak Gazetesi'nde!

Konu gayrimenkul olduğunda nerden başlayacağınızı bilemiyorsanız, artık tüm sorunlarınızı yanıtlayacak bir kaynağınız var.

Konut projelerinden yatırım fırsatlarına, kentsel dönüşüm planlarından konut kredilerine kadar emlak sektörüyle ilgili bilmek istediğiniz herşey her Pazar yeni Hürriyet Emlak Gazetesi Yeni Bir Yaşamda...

Haftanın son günü, YENİ BİR YAŞAM’ın ilk günü.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

PANEL, DANS MÜZİK... RMF ÖĞRENCİLERİ TURİZM HAFTASINI KUTLAR:)...

      Son iki üç haftadır bayağı bir hızlı yaşadım. Okulumda Turizm Faaliyetleri Topluluğu( TUFAT) a üyeyim. Topluluk olarak 16 nisan'da  Foça' da bir panel düzenledik. Konusu "Türkiye, İzmir ve Foça Turizmi: 2011 Değerlendirmesi ve Gelecekten Beklentiler" di. 
      Ben protokolde yer alan konukları karşılayanlar arasında görevliydim. Katılım iyiydi, halktan konuklarımız da bizi yalnız bırakmadılarr. Karşılama göörevimiz sona erdiğinde tüm konuklar ve panelistler yerlerini almışlardı. 
      Panel başladı. Hoş konulara değinildi. Foça turizminin canlanması için öncelikle askeriyenin taşınması gerektiği konusuna dikkat çekildi. Çok da mantıklı çünkü cuma cumartesi ve pazar günleri özellikle çarşıda adım başı izne çıkmış askere rastlıyorsunuz. Turistik bir ilçe için pek de hoş bir görüntü değil kanaatimce. Bayan turistlerin bu konudan şikayetçi olduklarından eminim. Devlet daireleri Foça'nın en güzel yerlerine konuşlanmış durumda. Bu yerler turizme açılmalı devler binaları ilçe merkezi dışına taşınmalı dendi. Bu da harika olurdu aslında. Foça' yı tanıtma konusunda eksiklikler var.




      Üniversitemizin Dokuz Eylül Üniversitesi Foça Reha Midilli Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu) bu konudaki çabası da takdire değer. Bunu belediye başkanımız ve belediye çalışanları da fark etmiş olacak ki gerek panelde gerekse dans ve müzik gösterisinde mekan, tesisat olarak yanımızda oldular. Mikrofonlarda meydana gelen teknik bir aksaklık dışında her şey yolundaydı. Geçen sene de panel düzenlenmişti fakat panel den 1 gün önce merdivenlerden düşüp ayağımı kırdığım için katılamamıştım.


    



 Bu yıl TUFAT' a benim de bir emeğim geçti ya artık gözüm açık gitmem. Haa bu arada babam Çanakkale Erenköy Bağevi Restoran olarak panele zeytinyağı sponsoru oldu. Panel bitiminde onun adına ben aldım teşekkür belgesini ve hediyelerini:) 
     Foça Rekreasyon ve Animasyon Topluluğu (FORVAT) ise eğlence işlerinden sorumluydu turizm haftası boyunca. TUFAT' ın akademik işlerinin yanında FORVAT da 18 Nisan' da harika, göz dolduran 2 gösteri sundu Önce dans gösterisi ile başladılar. Zumba dansı yaptılar. Bayıldım. sonra konser başladı ve o da 10 numaraydı cidden. Gözlerim ve kulaklarım uzun zaman sonra bayram etti adeta. 





       Bu arada 17 Nisanda da Macaristan'daki Eszterhazy Karoly College 'dan DR. ISTVÁN VAS ve DR. TIBOR KOVÁCS eğitim dili İngilizce olan bir seminer verdiler. Konusu Kalkınma  Politikasının Temel Bir Unsuru Olarak Turizm: Macaristan Örneği , Uygulamalı Turizm Eğitimi ve Macaristan Turizminin Genel değerlendirmesi idi. Macaristanın geçmişi, gelecek planları, turizm çeşitliliği, verilen turizm eğitimi gibi konular ele alındı. Seminerin ortalarında bir soru yöneltildi biz öğrencilere ki tabiri caizse mal gibi kaldığımız an o andı. Avrupa Birliğine üye ülke sayısı kaçtır? Yorum bile yapamadık. Tek bir sayı söyleyemedi kimse. Utandım ya ki ben 3 senedir üniversite okuyorum. Bu kadar güncel bir konuda bilgim yoksa okumayayım artık.. Sonradan öğrendim 27 imiş efendim. Ama yüzüm kızardı... 
      Elimde olan görüntüleri paylaşayım sizlerle. Uzun bir ara verdim çünkü okuldan görüntü veya yazılı bir kaç görsel almak istedim. Alamadım fakat kendi olanaklarımla bir kaç bir şey buldum:). Buyursunlar.
Davetiyemiz Kapağı
Davetiye İçerik

Panel başlamadan kahvaltı seansı






Afişimiz
Broşür Standımız




Kokteyl esnasında müzik yapan arkadaşlarımız

Kokteyl alanı